8 Kasım 2016

Hayaller anılar gibidir

Başka hayallerim de vardı, ama söylemeye cesaret edemezdim. Zengin olmak istemezdim, sadece hediye alabilecek kadar param olsa yeterdi. Ufka baktığımda, o kupkuru, gri, kızıl kayaları gördüğüm zaman hayallerim dışarı çıkmaya cesaret edemiyordu, onların bu nankör, bu sert ve umutsuz toprağa karışmasından korkuyordum. Oralarda her şey aşırıydı: Soğuk kadar sıcak da, ışık kadar fırtına da, kimi geceler gökyüzünü yığınla kaplayan yıldızlar, tek bir damla yağmur vermeden gökyüzünü boydan boya örten bulutlar. Böylelikle hayallerin kapalı kaldığı mağaranın kapısını itmeye ya da kapağını açmaya cesaret edemiyordum. Ne bulacağımdan korkuyordum. Hayaller anılar gibidir, nereye gittiklerini, nerede saklandıklarını bilmiyorum. Bir gün çocuklarımdan biri şunu sordu: Gece olunca ışık nereye saklanır? Ben de kendi kendime şöyle dedim: Ben babama asla böyle bir şey soramazdım. Cevabı da o verdi: Dünya döner, ışık hareket etmez, biz dünyayla birlikte hareket ederiz. Ben cevap vermesem de çocuklarımın bana sorular sorduğu günlerdi. Bugün, neredeyse yüzüme bile bakmıyorlar.
Tahar Ben Jelloun, Ülkemde.
Sayfa başına git