12 Ocak 2017

Soğuğun ve geçip gitmişliğin kenti

Bu coğrafyanın insanıyım ben de. Bu soğuk hava, yerdeki bu kar, havadaki bu kar kokusu... Öyle tanıdık.
*
İki-üç saat boyunca durmadan kar yağıyor. Yollar, kaldırımlar hep kaplanmış. Çocukluğumun manzarası bu. Hiç değişmemiş. Hiç değişmeyecek. Harika! Geçmişe ait bir şeylerin değişmeyecek olma olasılığı... 
*
İnsanlar... Kayıp düşmemek için daimi bir teyakkuz halinde yürüyenler, soğuktan bedenini büzüştürüp duranlar, bir an önce içeri girip ısınmak isteyenler... Hayatımın gelip geçmiş hemen her kışının manzarası bu. Yabancısı değilim. Böyle soğuk havalarda insanı ısıtan üstündeki kalın giysilerden çok böylesi tanıdık bildik manzaralardır işte. 

Burası Kars. Soğuğun ve geçip gitmişliğin kenti.


17 Kasım 2016

Soğuk

Kış günü, ayaz, iki kadın çamaşır asıyor, biri hamile, üçüncü çocuğuna, öbürü yeni gelin, sen kenarda dur, ben yaparım diyor, arkada terk edilmiş tren vagonları, öylece duruyorlar, yaşamın durukluğunu temsil ediyorlar, kadınların konuşmasıysa her şeye rağmen sürdüğünün göstergesi, soğuğun yalnızca bu coğrafyayı değil, burada sürüp giden yaşamı da mevsim mevsim dondurduğunun adı bu.
Sayfa başına git