26 Ekim 2016

Bir Fil Yavrusu

Rüyamda kendimi bir fil yavrusu olarak görüyordum. Evet, görüyordum; karşıdan bir yerlerden bakıyordum kendime, oradaydım, fillerin arasında ve ben bir fil yavrusuydum. Bir fil yavrusu olmak ilk bakışta yadırganacak bir şeymiş gibi geldiyse de hemen alıştım bu halime, nitekim benim bir ejderha yavrusu olmuşluğum bile vardı.

Ne denli akıllı uslu, ayrıca çalışkan bir yavru fil olduğumu göstermek istiyordum öteki fillere, bilhassa yetişkin olanlarına. Bunun içinse ne yapabileceğimi düşünüyordum. Eğer siz bir filseniz, üstelik de yavru bir filseniz yapabileceklerinizin insanlar âlemiyle karşılaştırılamayacak denli az olduğunu bilmelisiniz. Biraz düşündüm ettim ve yapabileceğim yegâne şeyin öbür yavru fillere yardım etmek olduğuna karar verdim. Evet, buydu, öbür yavru fillere, ihtiyaçları olması halinde derhal yardıma koşacaktım. Böylece herkes benim ne kadar akıllı, ne kadar efendi bir yavru olduğumu söyleyecekti. Ben de, tahmin edilebileceği gibi, övünecek, gururlanacaktım. Bu niyetle etrafıma bakındım. Gelgelelim hiçbir yavru fil herhangi bir konuda yardıma ihtiyacı varmış gibi durmuyordu. Ne yapsaydım acaba? 

Düşünürken çamurlu bir su birikintisi çarptı gözüme. Yavru fillerin buna benzer çukurluklara düştüğünü çok görmüştüm. Bakındım, çevredeki tek çukurluk bu değildi, epey çoktular. O halde bunları gözetleyip duracak, eğer bir yavru fil birinin içine düşecek olursa oracıkta koşacak ve kendi başına çıkabilecekse bile daha önce davranıp onu oradan çıkaracaktım. İyiydi, planımı çok beğenmiştim. 

Planım iyiydi iyi olmasına fakat dakikalarca gözetlememe rağmen hiçbir yavru filin bir çukura düşesi gelmiyordu. Kafa yormaya başladım. Bir yandan düşünüyor, bir yandan da yavru fillerin çukurlara düşmesini diliyordum. Bir ara kendimi bencileyin yavru bir fili çamurlu bir çukura doğru sürmeye çalışırken buldum. Dalmıştım. Dalmıştım çünkü kendimi planıma olabildiğince kaptırmıştım. Ve işte ne olduysa bundan ötürü oldu.

Gene yavru bir fili su dolu bir çukura doğru çaktırmadan yöneltmeye çalışırken dengemi yitirdiğimi, ardından arka ayaklarımın kaydığını fark ettim. Sonra ne olduğunu hiç hatırlamıyorum.

Uyandığımda bütün fillerin çember olmuş bir halde başımda toplandığını gördüm. En önde yavru filler vardı. Bütün yavrular en öndeydi, evet. Merak dolu gözleriyle bana bakıyorlardı. Şirin mi şirin görünüyorlardı. Kimisi annesine benimle ilgili merakla bir şeyler sorup duruyordu. Kimisiyse sanki epeydir yokmuşum, uzak bir yerlere gitmişim de şimdi geri gelmişim gibi sevinç dolu gözlerle bana bakıyordu. Ve ben de olup biteni, filleri ve tabii kendimi karşıdan izliyordum öyle.

10 yorum:

  1. Çenko ile fenko gibi güzel ♏

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Aze. Ben de çok sevdim yeni kapağımı.
      Sevgiler...

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Selam Şenay. Nasıl gidiyor hayat?

      Sil
    2. Selam Harun :) Bazı aksaklıkları henüz düzeltebilmiş olmasam da, iyice gidiyor çok şükür. Allah bugünleri aratmasın inşallah :)

      Sil
    3. İnşallah. Her şeyin gönlünce olmasını dilerim.

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git