(...)
Az sonra, annem, babam, doktor geldiler. Ben de kapı aralığından baktım. Doktor, Havva'nın koluna iğne yaptı. Havva bağırmadı. Üçü de durup beklediler. Babam çenesindeki sivilceyle oynuyordu. Sonra annem babamın yüzüne baktı. Babam eğilip doktorun kulağına bir şeyler söyledi. Doktor başını salladı. Sonra Havva'nın gözleri açıldı. Annem Havva'nın yanına gitti, yatağına diz çöktü. "Kızım Havva iyi misin evlâdım?" dedi. "Bak iyileştin artık. Canın bir şey istiyor mu? Ne pişireyim sana?" Havva baştan bir şey demedi. Sonra gözünü iri iri açtı: "Baklava", dedi. Sonra da öldü.
Vüs'at O. Bener, Dost - Yaşamasız.
Ses
"R. Alberti" için
Sesim susarsa
Beni kurşuna dizin
Ses ne olsa
Gemi
Ben gitmem ya bilesin
Bırakıp gidersen beni
Kayalıklar orada
Omurgam paramparça
Az Önce
Seni düşünüyordum
Biri arkamda durdu
Ateş mi edecek ne
Ağlama
İlk gözümün ağrısı
Hüzün
Soluyan yapraktır hüzün
Eline doğan
Söner pırıltısı Venüsün
Lili Marlin
Didymada
Yalnızdım
Ay ışığında kumsalda
Şimdi yapayalnızım
El Ele
Mavi çocuk pencere
Avcunda kartopu
El ele yürüyor
Çınar yaprağı serçe
Ölüme zulme
Neden
Doğa her şeye karşın yenileyecekse
durmadan
Neden önemsemek bunca kendini
Taşlı tarlalarda bir tek gelincik
Savaşmak değmeyeceği ölümsüzlüklere
Vüs'at O. Bener