8 Kasım 2013

Fotoğrafların Anlattıkları - 2

© Christer Strömholm
İsveçli fotoğraf sanatçısı Christer Strömholm çekmiş bu enfes fotoğrafı.

İlk gördüğümde nedense çocukların ellerindeki çantalar hiç dikkatimi çekmedi. Daha doğrusu, yalnızca yüzlerine baktım bu şirin ufaklıkların.

Çantaları fark etmeyince, fotoğraf da siyah-beyaz olunca, Balkanlar filan galiba, diye geçirdim içimden. Çingene çocuklarına benzettim herhalde. Strömholm'un sitesinde, altında Paris 1962 yazıldığını gördükten sonra farkına vardım ellerindeki çantaların. Bir de, işin doğrusunu isterseniz, bu çocukların yüzünde masumiyeti çağrıştıran bir ton var. Paris'te görmeyi ummayacağımız bir ton. Neden, diye sorulabilir; ne yani, Paris'te masum çocuk bulunamaz mı? Bulunabilir elbette. Ee? Nasıl desem ki, masumiyeti Paris'te aramanın biraz abes kaçacağı yönünde bir düşünce beliriyor kafamda.
***
Çanta demek, moda demek bir anlamda, moda demek de Paris demek. Buradan, aslında bu çocukların Paris'li olduğu tahmin edilebilirdi. Evet ama, pek de haksız sayılmam, bu çocuklar hiç Parisli'ye benzemiyor, ne dersiniz? Örneğin sağdakinin hırkası yırtılmış azıcık, sonra, üstü başı kirli... Her şey bir yana, Paris gibi büyük kentlerin çocukları da yetişkinleri gibi kayıtsız olur, bunlar gibi objektiflere merakla bakan gözlere genelde daha başka yerlerde, ne bileyim, üçüncü dünya ülkelerinde rastlamaya alışmışızdır. Ya da, alışmışızdır demeyelim, şartlanmışızdır. 
***
Anı yakalamak, sanıldığı kadar kolay değildir. Rastlantısal da değildir. Pek çok insan, çok beğenilen bir "o an" fotoğrafının rastgele çekildiğini sanır. Fotoğrafçı yolda yürürken birden karşısına o muhteşem poz çıkmıştır, eh, fotoğrafçıdır bu ya, makinesi her an yanındadır, davranıp çekmiştir. Halbuki, o an'ı çekmek için nereden baksan bin an "yaşamıştır" fotoğrafçı.
Sayfa başına git