16 Mayıs 2013

25 Ocak 2013

Yes Pıliz - 2

Google Translate'e 10 soru sordum. İşte aldığım cevaplar.

  1. İyi olan kazansın.: Best man win. (Başında may the yok ama yine de doğru çevirmiş.)
  2. İyi olan kazansın (sonunda nokta olmadan) : The best man win. (Tek bir nokta nelere kadir. Noktanın gidişiyle adam görünüvermiş.)
  3. İyi olan kalsın: Keep the good. (Bunu çevirmeyi başarmış.) :)
  4. İyi olan gitsin: Let the good. (Buna da çok yaklaşmış.)
  5. İyi olan sevsin: Good will love that. (İyi, onu sevecek.)
  6. İyi olan su içsin: Good drink of water. (İyi su içişi.)
  7. İyi olan gülsün. (noktalı): The good laughs. (İyi gülüşler.)
  8. İyi olan gülsün (noktasız): Which is a good laugh. (İyi bir gülüş olan...)
  9. İyi olan yazsın: Good write down the. (...'yı iyi yazmak veya İyi, ...'yı yazar.)
  10. İyi olanın canı çıksın: Eviscerate what is good. (İyi olanın iç organlarını çıkar.)

13 Ocak 2013

Yes Pıliz

Bugünden itibaren blogda yeni bir başlık açıyorum. Yıllardır blog yazıyorum, şimdiye dek kaç başlık açtım, kaç tane kapadım, ben de bilmiyorum. Gerçi son üç-dört yıldır pek ellemedim, eskiden daha çok tıraş ederdim blogu. Acaba Türkiye ile Avrupa Birliği arasında şimdiye kadar açılan başlık sayısı mı çok, yoksa benim blogda açılan başlık sayısı mı?

Bu yeni başlığın adı "Yes Pıliz" olsun. Kabul edenler, etmeyenler, kabul edilmiştir. Durup dururken nereden çıktı, diyeceksiniz. Efendim, Google hazretlerinin çeviri hizmeti Translate Efendi hizmete başladığı günden beri kendisiyle oynadığım bir oyun var. Basit bir oyun; muziplik yapıp bazı enteresan şeyler soruyorum, o da bana aynı muziplikle yanıt veriyor.

İşte ilk Yes Pıliz'imiz. Buradan da görebilirsiniz, Google Translate'e, in misin cin misin? diye sordum, bana, are you in gin, dedi.

Şaka bir yana, İngilizce ile Türkçe farklı ailelerden oldukları için; İngilizce Hint-Avrupa, Türkçe de Ural-Altay ailesinden oldukları için aralarında büyük farklar var. Sentaks farklı bir kere. Ondan ötürü çok farklı çeviriler çıkabiliyor ortaya. Yoksa siz bakmayın, Google Translate aslında son derece başarılı bir çeviri programı. Herhalde böylesi kırk yıl önce hayal bile edilemezdi. Örneğin İngilizcenin amcaoğlu diyebileceğimiz Almanca veya Felemenkçeden İngilizceye, veya İngilizceden bunlara yapılan çeviriler neredeyse birebir tutuyor. Her neyse, geçelim bunları da bir örnek daha vereyim ben size.

Ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla, dedim, o bana, how much shake shake frost last drop falls, dedi. Külot anlamındaki don'u buz anlamındaki don diye anlamış. İlahi Translate. :)
Sayfa başına git