Dünyada sadece Van Gölü'nde yaşayan İnci Kefali balığı, yumurtalarını bırakıp üremek üzere denizden akarsulara doğru yol alırken dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa harikasına imza atar. Akarsuların akış yönünün tersine yüzen balıklar, özellikle suyun yüksekten döküldüğü yerlerde, yüksekliği aşmak için "uçarlar". İşte bu sırada eşsiz bir görüntü çıkar ortaya. Dünyanın başka hiçbir yerinde rastlayamayacağınız bu doğa mucizesinin en iyi görüldüğü yer Erciş Balıkbendi Mevkii.
İnci Kefali Göçü Kültür Sanat Festivali, bu yıl 8-9-10 Haziranda yapılacak. Bu doğa harikasını görmeye, hepinizi Erciş'e davet ediyorum.
(Not: Erciş'teki bütün oteller depremde yıkıldı. Gelirseniz, sizi evimde misafir ederim.)
28 Mayıs 2012
30 Nisan 2012
29 Haziran 2011
İnci Zamanı
İnci Kefali balığı dünyada sadece Van Gölü'nde yaşar. Ben kendimi bildim bileli bu balığı tanırım. Sadece ben değil, benim gibi Van Gölü çevresinde yaşamış herkes de bilir. Zira bahar aylarında bu yörede bir çok ailenin sofrasına gelir. Özellikle Erciş'te, bahar aylarında tadına bakmayan yoktur.
Son bir iki yıldır İnci Kefali'nin ünü Van sınırlarını aşmış durumda. Çünkü bu balık, üreme mevsiminde yumurtalarını bırakmak için denizden akarsulara doğru yol alırken inanılmaz bir doğa harikasına imza atar.
İşte dünyada eşi benzeri olmayan bu doğal eylemi Türkiye ve Dünyaya tanırmak için ilki geçen yıl olmak üzere İnci Kefali Göçü Kültür Sanat Festivali düzenlendi. Festivalin bu yıl yapılan ikincisi ise geçen gün sona erdi.
Şimdiye kadar bırakın Dünyayı, Türkiye'yi, hatta Van'ı, Erciş'te bile bu göçten habersiz birçok insan vardı. Böylesi de herhalde ancak Türkiye'de olur. Oysa geçen sene Van'a atanan vali olmasa galiba daha uzun yıllar bu durum böyle sürüp gidecekti. Vali elbette önemli bir iş yaptı. "Alaska'daki somon balığının göçünü hepimiz biliyoruz, fakat İnci Kefalini geçen yıla kadar hiçbirimiz bilmiyorduk. Halbuki somon balığı 15 dakikada bir atlarken bizimki saniyede bin defa atlıyor" diyen vali hakikaten iyi bir iş başardı. Fakat bu balığın korunup neslinin tehlikeye girmemesi için yıllardır sessiz sedasız olağan üstü bir çaba harcayan Prof. Mustafa Sarı'nın adını anmamak haksızlık olur. Sarı, vakti zamanında Van'da devlet dairelerini kapı kapı dolaşıp balığın korunması, kaçak avlanmaların önüne geçilmesi için çok dil dökmüş ama kulak bile asılmamış. Şimdiyse, anladığım kadarıyla Vali Münir Karaloğlu bunun olabildiğince ciddi bir iş olduğunu hemen anlamış olacak ki geçen yıldan itibaren kaçak avlanma jandarmanın sıkı kontrolünde, diğer taraftan da işte bu festivalle iki yıl içinde epey insan haberdar oldu.
Fakat valinin de değindiği gibi bu iş jandarmayla polisle olacak iş değil. Asıl yöre vatandaşının koruma bilincine sahip olması gerekiyor. Düşünsenize yıllar yılı, üstelik de üreme mevsiminde insanlar şimdiki festivalin yapıldığı alana kamyonetlerini çekip tonlarcasını alıp götürdüler. Buna rağmen hâlâ tonlarca balık var. Esas olan birşey var, insanoğlu parmağını sokmadığı sürece doğada herbirşey yolunda.
Şimdi dört gözle önümüzdeki yılın festivalini bekliyoruz.
Son bir iki yıldır İnci Kefali'nin ünü Van sınırlarını aşmış durumda. Çünkü bu balık, üreme mevsiminde yumurtalarını bırakmak için denizden akarsulara doğru yol alırken inanılmaz bir doğa harikasına imza atar.
İşte dünyada eşi benzeri olmayan bu doğal eylemi Türkiye ve Dünyaya tanırmak için ilki geçen yıl olmak üzere İnci Kefali Göçü Kültür Sanat Festivali düzenlendi. Festivalin bu yıl yapılan ikincisi ise geçen gün sona erdi.
Şimdiye kadar bırakın Dünyayı, Türkiye'yi, hatta Van'ı, Erciş'te bile bu göçten habersiz birçok insan vardı. Böylesi de herhalde ancak Türkiye'de olur. Oysa geçen sene Van'a atanan vali olmasa galiba daha uzun yıllar bu durum böyle sürüp gidecekti. Vali elbette önemli bir iş yaptı. "Alaska'daki somon balığının göçünü hepimiz biliyoruz, fakat İnci Kefalini geçen yıla kadar hiçbirimiz bilmiyorduk. Halbuki somon balığı 15 dakikada bir atlarken bizimki saniyede bin defa atlıyor" diyen vali hakikaten iyi bir iş başardı. Fakat bu balığın korunup neslinin tehlikeye girmemesi için yıllardır sessiz sedasız olağan üstü bir çaba harcayan Prof. Mustafa Sarı'nın adını anmamak haksızlık olur. Sarı, vakti zamanında Van'da devlet dairelerini kapı kapı dolaşıp balığın korunması, kaçak avlanmaların önüne geçilmesi için çok dil dökmüş ama kulak bile asılmamış. Şimdiyse, anladığım kadarıyla Vali Münir Karaloğlu bunun olabildiğince ciddi bir iş olduğunu hemen anlamış olacak ki geçen yıldan itibaren kaçak avlanma jandarmanın sıkı kontrolünde, diğer taraftan da işte bu festivalle iki yıl içinde epey insan haberdar oldu.
Fakat valinin de değindiği gibi bu iş jandarmayla polisle olacak iş değil. Asıl yöre vatandaşının koruma bilincine sahip olması gerekiyor. Düşünsenize yıllar yılı, üstelik de üreme mevsiminde insanlar şimdiki festivalin yapıldığı alana kamyonetlerini çekip tonlarcasını alıp götürdüler. Buna rağmen hâlâ tonlarca balık var. Esas olan birşey var, insanoğlu parmağını sokmadığı sürece doğada herbirşey yolunda.
Şimdi dört gözle önümüzdeki yılın festivalini bekliyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
