2012 de bir hışımla geldi geçti. Bakalım neler okumuşum, deyip kitaplığıma baktım. Ha bire kitap alıyorum da, aldığım hızla okumak mümkün olmuyor tabii. İyi bir kitabevine girmeye göreyim bir kitap almadan çıkamıyorum. Dünyada okunacak o kadar çok kitap var ki, ömrünü ayırsan bu iş için, yetiremezsin, o derece. Yapacak bir şey yok, neylersin.
Sayıp döktüm, geçip giden yılda şunları okumuşum. Okuduğum sıraya göre listeledim.
2012'de okuduklarım:
Güneş Ülkesi - Thoma Campanella
Drakula ya da Kazıklı Voyvoda - Radu. R. Florescu, R. T. McNally
Ayrı Yol - André Gide
Romeo ve Juliet - Shakespeare
Uç Minik Serçem - Necati Cumalı
Ozonu Turnalar mı Deldi Gagalarıyla - İlhan Yüce
Pamuk Ülkelerine Yolculuk - Erik Orsenna
[Cami] / {Cami} - İsmail Pelit
Enis Batur'u Öldürmek - İsmail Pelit
Musiki Bu - İsmail Pelit
Yabancı - Albert Camus
Sultan Selahaddin el Kürdi - Reha Çamuroğlu
Çocuk Kalbi - Edmondo de Amicis
Küçük Prens - Antoine de St. Exupery
Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro
Od - İskender Pala
2027 Yılının Anıları - Çetin Altan
Hey Gâvur Anlatsana - Can Nuroğlu
Bütün Hikâyeleri 1 - Ömer Seyfettin
Makiler - Sunay Akın
Adamı Zorla Deli Ederler - Aziz Nesin
Gerçeğin Masalı - Aziz Nesin
Benim Bütün Ördeklerim - Christian Duda
Seçme Hikâyeler - Sait Faik
Dilin Gücü - Nermi Uygur
Belli bir kısmını/parçasını okuduklarım
Hayali Diller - Marina Yaguello
Türk Sinema Tarihi - Giovanni Scognamillo
Filozof ve Yoksulları - Jacques Ranciere
Politika Sanatı - Gaston Bouthoul
Büyük Dünya Seyahatnamesi - İbn-i Battuta
Türk İktisat - İsmail Pelit
Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Tanpınar
Böyle Bir Sevmek - Attilâ İlhan
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine - Schopenhauer
Okuyup da bitiremediklerim
İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit
İsim Şehir Bitki - Yılmaz Özdil
Kül ve Yel - Müge İplikçi
Çocukluğum - Gorki
Kürtçe okuduklarım
Dîwana Feqiyê Teyran (Fakih Tayran Divanı)
Mewlûd (Mevlid) - Melayê Bateyî
Memê Alan - E. Rehmî Hekarî
Meseleya Wijdanê (Vicdan Meselesi) - A. Muxtar Caf
Gulê - Nûredîn Zaza
Birîna Reş (Kara Yara) - Musa Anter
Gotibûn ku... (Demişlerdi ki...) - Malmîsanij
Kenê Parsek (Dilencinin Gülüşü) - Hesen Qizilcî
Hesenê Bazirgan, Ji Çîrokên Hezar û Şevekê (Tüccar Hasan, Binbir Gece Masalları'ndan)
Bostan û Gulistan - Sadîyê Şîrazî
Çîrokên ji Mesnewîyê (Mesnevi'den Hikâyeler)
İngilizce okuduklarım
Kaleidoscope - Michael Swan
The Old Man and the Sea (Yaşlı Adam ve Deniz) - Hemingway
24 Ocak 2013
7 Ocak 2013
14 Aralık 2012
Zeitgeist
Hz. Google'ın Zeitgeist adında pek faydalı bir istatistik hizmeti var. Her yıl, dünyanın çok sayıda ülkesinde insanların internette ne aradıklarını sayıp döken bir servis bu. 2012 yılında, Google arama motorunu kullanarak, 146 dilde 1 trilyon 200 milyar arama yapmışız. Maşallah.
Zeitgeist (zayt-gayst) aslen Almanca bir kelime, pek çok dilde de aynen bu şekilde kullanılıyor. Zeit: zaman, geist: ruh. Zamanın ruhu. Hakikaten de, zamanımız dünyasının ruhu bundan daha iyi bir biçimde gözler önüne serilemezdi. Büyüksün Google.
İnsan hemen merak ediveriyor haliyle, yıl boyunca bizim sokakta neler olmuş, diye? Gerçi neler olduğu az buçuk tahmin edilebiliyor. Listenin başında feysbok var. (Umarım kusuruma bakmazsınız, nasıl oldu hatırlamıyorum, yaklaşık iki yıl önce feysbuk yerine feysbok demeye başladım ve öyle devam etti gitti. Daha da düzeltemiyorum. Herhalde, bilinçaltımda Facebook, içinde her bir bokun olduğu bir şey olarak yerleştiği için, buk yerine bok diyorum). Neyse efendim, bakalım 2012'de Türkiye'de neler aranmış.
Zeitgeist (zayt-gayst) aslen Almanca bir kelime, pek çok dilde de aynen bu şekilde kullanılıyor. Zeit: zaman, geist: ruh. Zamanın ruhu. Hakikaten de, zamanımız dünyasının ruhu bundan daha iyi bir biçimde gözler önüne serilemezdi. Büyüksün Google.
İnsan hemen merak ediveriyor haliyle, yıl boyunca bizim sokakta neler olmuş, diye? Gerçi neler olduğu az buçuk tahmin edilebiliyor. Listenin başında feysbok var. (Umarım kusuruma bakmazsınız, nasıl oldu hatırlamıyorum, yaklaşık iki yıl önce feysbuk yerine feysbok demeye başladım ve öyle devam etti gitti. Daha da düzeltemiyorum. Herhalde, bilinçaltımda Facebook, içinde her bir bokun olduğu bir şey olarak yerleştiği için, buk yerine bok diyorum). Neyse efendim, bakalım 2012'de Türkiye'de neler aranmış.
- YouTube
- e-Okul
- Ösym
- Ekşi Sözlük
- Araba Oyunları
- Milliyet
- İşkur
- Hürriyet
- Habertürk
Neden en çok bunları aramışız acaba? İzninizle, naçizane teker teker yorumlamak istiyorum.
1. Facebook: Yoruma pek de ihtiyacı yok. Sadece Türkiye'de değil, Moğolistan'dan Kanada'ya, Tataristan'dan Zanzibar'a, bütün dünya vaktinin önemli bir kısmını Facebook'ta öldürüyor. Artık insanlar 24 saatlerini, çalışma zamanı, uyku zamanı, diğer faaliyetlere ayrılan zaman ve Facebook zamanı diye dörde ayırıyorlar, bilmem farkında mısınız?
2. YouTube: Memlekete televizyon geldi geleli, dünyada her daim en çok televizyon izlenen ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu yerli yabancı herkes biliyor. YouTube da bir tür televizyon olduğuna göre, en çok aranan ikinci sözcük olmasında şaşılacak bir şey yok. Hatta asıl şaşılası nokta, neden Facebook'un önünde yer almadığı.
3. E-Okul: Milli Eğitim'in bin bir türlü okul mokul işlerinin yürütüldüğü sistemin adıdır e-okul. Benim bildiğim kadarıyla Türkiye'de bir milyon dolayında öğretmen var. Her birinin, sadece öğrenci sınav tarihlerini ve puanlarını girmek için yılda ortalama on kez bu siteyi ziyaret ettiğini hesaplasak bile, on milyon tıklama eder ki, az buz değil. Eğer üç çocuk politikası ilerleyen yıllarda tutarsa, öğrenci sayısı artacağından doğal olarak öğretmen sayısı da artacağı için, önümüzdeki on beş yıl içinde e-okul'un YouTube, hatta Facebook'u sollama imkânı bile doğabilir, ne dersiniz?
4. ÖSYM: Bunun da yoruma ihtiyacı yok. Sınavlar ülkesinde, sınavlardan sorumlu kurumun internet sitesinin çok tıklanması kadar doğal ne olabilir? Ösese, öyese, kapesese, degese, yegese, leyese, ales, üdese, kapedese, tus, dus ve daha onlarca "S". Bu arada, pes dedikleri bir şey de var, pes 2012, pes 2013 falan, o sınav mı?
5. Ekşi Sözlük: Siz de hiç farkına vardınız mı, pek çok kere Google'a bir kelime yazdığınızda en üstte veya ilk üçte Ekşi Sözlük'ün çıkacağını tahmin edebiliyorsunuz. Misal, katalitik yazıyorsunuz, kesin vardır Ekşi Sözlük, diyorsunuz, bakıyorsunuz sahiden de var. Bu, Ekşi Sözlük'ün sandığımızdan da büyük bir sözlük olduğunu gösteriyor. Pek çok faydalı şey de var içinde, bin bir çeşit zırva da. Fazlasıyla ciddiye alıp yazanı da var, gırgır olsun diye yazanı da. Ekşi Sözlük hakkında bilmemiz gereken en önemli şey, içinde yazılan hiçbir şeyin %100 doğru olmadığıdır. Ancak çok iyi bir fikir verici/bir yönlendiricidir. Asparagas diye sorduğunuz zaman, Ekşi Sözlük asparagasın ne olduğunu, yani hakkındaki tam doğru bilgiyi size hiçbir zaman vermez. Ancak, oradan edindiğiniz fikirle, en azından asparagası nereden ve nasıl öğrenebileceğinizi öğrenirsiniz. Sözün kısası, binlerce adam bıkmadan usanmadan Ekşi Sözlük'e saçma sapan tonlarca şey yazıyor. E, bu kadar çok olunca yazılanlar, tıklayanı da çok oluyor haliyle.
6. Araba Oyunları: Sabahtan akşama kadar televizyonlarda araba reklamı... Renault, Opel, Toyota, Peugeot, Ford, Volkswagen, Mercedes, Fiat, Seat, Audi, BMW, Volvo, Hyundai, Honda, Chevrolet, Skoda, Dacia ve daha bilmem ne. Alman üretici, Fransız üretici, Amerikan üretici, Japon üretici, G. Kore üretici, İtalyan üretici, İspanyol üretici, Türkiye tüketici. Ee, böyle sabah akşam insanların gözüne gözüne sokarsan, yediden yetmişe herkes bir araba sahibi olmak isteyecek, değil mi. Ne var ki, çoğu insanda para yok. Olmayınca da, işte sanal oyunlarla tatmin olmak istiyorlar. Ben böyle bir tahmin yürütüyorum, bilmiyorum siz ne dersiniz.
7. Milliyet: Bu memlekette Van'dan İzmir'e, Samsun'dan Adana'ya, her akşam her evde ana haber bülteni izlenir. Gelgelelim, dünyadan bu kadar "haberdar" olan bir toplumun her konuda bu kadar duyarsız olmasını bir türlü anlayamıyor, açıklayamıyorum. Halk, haber almayı bu kadar sevdiği için, en çok ziyaret edilen on sitenin arasında haber sitelerinin de olması gayet normal. Gerçi, haber maber diyoruz ama, Milliyet'in internet sitesi çıplak kadından geçilmiyor, açın bakın. Bir de, Türkiye'de en çok satan iki gazete Sabah ve Hürriyet olmalarına rağmen, neden bunların sitesi daha az tıklanmış acaba, bir fikrim yok.
8. İşkur: Her seferinde, işsizlik azaldı, rakamlar küçüldü, ekonomide dünya ligine girdik falan filan, dense de, 2012'de en çok aranan 8. kelimenin İşkur olması, bu konudaki hemen her şeyi yoruma gerek bırakmayacak şekilde açıklıyor.
9. Hürriyet: bkz. 7. madde.
10. Habertürk: bkz. 7. madde.
Bu da Google'ın Zeitgeist videosu. Dünyada neler oldu, bir anımsayalım.
1 Ocak 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

