Bazılarına neden filozof deriz? Bazıları neden beş bin yıl yaşar?
"Çocuklarda zayıflık, gençlerde taşkınlık, orta yaşlılarda ağır başlılık, ihtiyarlarda olgunluk doğal hallerdir, bunları zamanında kabul etmek gerekir." Marcus Tillius Cicero.
 |
Genç Çiçero Kitap Okurken.
Eser: Vincenzo Foppa |
Kimin sözü yüzyılları, bin yılları deler geçerse, elbette ona filozof diyeceğiz.
Bugün, bizim ülkemizde de, yeryüzünün çokluk ülkelerinde de Cicero'nun 2056 yıl önce söylediği şu dört şey yok mudur? Var:
Zayıflık,
taşkınlık,
ağır başlılık,
olgunluk.
Gelgelelim, bunların dağılımında da bir dengesizlik yok mudur? Var. Örneğin taşkınlık, iste istediğin kadar, ama ağır başlılığı ara ki bulasın. Hele de olgunluğu...
Taşkınlık çoktur çok olmasına da, keşke sadece gençlerde olsaydı, normal karşılanırdı en azından, hoş görülürdü, zira filozof da demiş zaten, gençlerde doğaldır, diye. Gençlerle beraber çocuklarda da olsa, eminim yine hoş karşılanırdı. Ancak arkadaş, günümüz insanına baksanıza, çocuğu, yeni yetmesi, genci, orta yaşlısı, yaşlısı, yediden yetmişe herkes taşkınlık yapma çabasında. Biri de kalkıp bu taşkınlıkların aksi bir şey söyledi mi hemen başlıyor koro, özgürlüklerden, bireysel tercihlerden çalmaya. Yemişim bireysel tercihini, affedersiniz. Bu bireysellik mireysellikten hiç hazzetmiyorum. Her bir b.kun özgürlük kabuğuna sokulup getirilmesini de sevmiyorum. Tamam, her bireyin kendi yaşamı üzerinde tasarruf hakkı vardır, eyvallah, ama bir de işin toplumsal yanı var, sen bir toplumun içinde yaşıyorsan, topluma gereksinim duyuyorsan, yeri ve zamanı geldiğinde bireyselliğinden vazgeçmeyi bileceksin. Özgürlük dediğin şey de çok kişiliktir zaten, tek kişinin olduğu yerde özgürlüğe ne gerek vardır ne ihtiyaç.
Filozof ne kadar isabetli söylemiş.
Zamanımızın, üzerinde bir gıdım olgunluk taşımayan yaşlıları, ne çirkin şeylersiniz siz öyle. Üstünde ağır başlılığın izinin olmadığı yetişkinler, siz ne pis şeylersiniz öyle.