Bugün çok kullandığımız iki kelimenin kökeni Eski Yunan'a dayanıyor: Akademi ve lise. Akademi, bugün dünyanın belli başlı dillerinin tümünde kullanılır. Onun kadar olmasa da lise de belli biçimlerde birçok dilde kullanılır. Peki, nereden geliyor bu iki kelime?
Felsefeye, felsefe tarihine az biraz meraklıysanız, duymuşsunuzdur: Sokrates Platon'un, Platon da Aristoteles'in öğretmenidir. –Hatta ben lisedeyken bu listeye Büyük İskender'i de dahil ederdim, Aristoteles de onun öğretmenidir ya, çok hoşuma giderdi dördünün adını art arda sıralamak. Sonraları Büyük İskender o listede sırıtmaya başladı tabii, sonuçta o üçü filozof, İskender değil, her neyse–, bu üç öğretmen-öğrenci felsefe tarihinin de en önemli filozoflarından üçüdür aynı zamanda.
Dayım Sokrates, bilenler bilir, öyle teknik işlerle uğraşmaktan zerre kadar hoşlanmazdı. Tek yaptığı, Atina sokaklarında gençlere felsefe dersleri vermekti. Bugünkü anlamda sistematik okul dersleri değildi bunlar elbette, çarşı-pazarda, tiyatroda, ev meclislerinde... nerede gençlerle karşılaşsa onlarla konuşur, –hemen her şeyi konuşurdu Sokrates, o kadar bilgiliydi, ee, filozof, adı üstünde– doğru bildiklerini, inandıklarını bıkmak usanmak nedir bilmeden anlatırdı. Bana, yeryüzü tarihinin görüp göreceği en tutarlı adam kimdir, diye sorsanız, elbette hemen, Sokrates derim. Adam hapisten rahatlıkla kaçabilecekken, sırf bütün bir ömrü boyunca söylediklerine, yapıp ettiklerine, yaşadıklarına uymuyor diye bunu elinin tersiyle itti ve kendi elleriyle baldıran zehrini içip öldü, o zamanki idam sistemi böyleydi. Bugünün yozlaşmışlık ve namussuzluk katsayısı bir hayli yüksek dünyasında ne "enayice" bir davranış, değil mi Sokrates'inki? Böyle bir zamanda yaşamak ne kadar acı! Ne diyordum, Sokrates teknik meselelerle uğraşmazdı. Ondan ötürü de ne tek bir kitap yazdı, ne de bir okul kurdu, dediğim gibi, yalnızca ve yalnızca konuştu. Onun bir başka özelliği de bu değil midir zaten; konuşarak tarihe geçen kaç insan vardır? Sokrates okul kurmadı ama öğrencilerinden Platon, dünya tarihinin en ünlü okullarından birini, Akademia'yı (Ἀκαδημία) kurdu. İşte, zaten akademi kelimesi de buradan gelmektedir. Platon'un okuluna bu adın verilmesinin özel bir anlamı yoktu. Okula, Atina'da kurulduğu semtin adından dolayı Akademia adı verilmişti, çünkü o semt Yunan mitolojisindeki kahramanlardan biri olan Akademos'un adını taşıyordu uzun zamandan beri. Okul da oraya kurulunca Akademia denmiş oldu.
(Konumuzla ilgisi yok ama bir ara bu yer adları meselesini de yazayım. Dikkatinizi çekti mi, Avrupa dillerindeki çoğu yer adı dişildir, yani a'yla biter. Stefan Zweig'ın Amerigo'sunu okurken fark etmiştim bunu. Kıtaya Amerigo Vespucci'nin adı verilmiştir ama Ameriko değil, Amerika diyoruz. Diğer kıta adları da hep böyledir: Afriko değil Afrika, Avrupo değil Avrupa falan. Geçelim.)
Konuyu da dağıtıyorum, farkındayım. Akademi sözcüğü Platon'un okulundan geliyor dedik, peki ya lise? Akademi üniversite demek olduğuna göre, lise de üniversiteden küçük olduğuna göre, yukarıda da, Platon Aristoteles'in öğretmenidir, dediğimize göre, Lise'nin de Aristoteles'in okulu olduğunu anlamışsınızdır zaten. Evet, Aristoteles de hocası Platon gibi bir okul kurmuştu. Onun da adına Lykeion (Λύκειον) dediler. Aslına bakarsanız Lykeion daha önce de vardı, Aristoteles onu bir anlamda kurumsallaştırdı, ona bir okul kimliği kazandırdı. Bugün orayı Aristoteles'in kurduğu yönündeki yaygın kanının nedeni budur. Lykeion daha sonra Lyceum biçimiyle Latinceleşti. Bugün yirmi kadar Avrupa ülkesinin yanısıra, birkaç Asya ülkesinde ve bildiğimiz gibi Türkiye'de de, farklı basamaklarda olmak üzere bir öğrenim kademesidir lise. Burada hemen şunu söylemeliyiz ki, lisenin akademiden küçük olması, bunun böyle kullanılmış olması Aristoteles'in Platon'dan daha küçük, ondan daha önemsiz bir filozof olduğu anlamı taşımaz. Bu adlandırma yapılırken, yani modern dünyanın bu iki öğrenim kurumuna bu adlar verilirken, yalnızca Aristoteles'in Platon'un öğrencisi olduğu göz önünde bulundurulmuştur. Yoksa, Aristoteles de büyük bir filozoftur ve hatta hangisinin daha büyük olduğu da uzun zamandır tartışılır, hatta hatta her ikisinin de taraftarları vardır, kimisi Platon'un Aristoteles'ten daha büyük bir filozof olduğunu savunur, kimisi Aristoteles'in ondan.
Nasıl ki Platon'un okuluna Akademia denmiş olmasının özel bir anlamı yoktu, Lykeion'a da bu adın verilmiş olmasının özel bir anlamı yoktu. Lykeion Atina'da bir koruluğun içinde kurulmuştu, bu koruluk da adını Apollon'un heykellerinden Apollōn Lukeios'tan (Latincesi Apollo Lyceus) almıştı. Okul da orada kurulduğu için aynen Akademia'da olduğu gibi oranın adını almış oldu.
Kafanız fazla karışmasın, başa gelelim isterseniz, akademi kelimesi Platon'un okulu Akademia'dan, lise kelimesi de Aristoteles'in okulu Lykeion'un Latince versiyonu olan Lyceum'dan geliyor, işin özü bu.
Bu iki kelime de Türkçeye Fransızca üzerinden girmiş, onu da belirtelim. Fransızlar da académie ve lycée diyorlar. Üniversite kelimesini de birkaç gün sonra yazayım. Zaten onun akademi kadar dolambaçlı bir hikayesi yok.
5 Kasım 2013
27 Şubat 2013
Platon'un Yeni Bir Eseri Bulundu
Sabah bakkaldan ekmek ve gazete alıp eve giderken her zaman yaptığım gibi gazeteyi açıp yolda okumaya başladım. İlk sayfaya bakıp da sürmanşeti görünce donakaldım. Okuduğum haber karşısında ne kadar şaşırdım bilemezsiniz. Şöyle yazıyordu: Platon'un yeni bir kitabı bulundu. Hemen tüm dikkatimi habere verdim. Şöyle yazıyordu:
Okuduğunuz uydurma haber şayet gerçek olsaydı elbette çok şaşıracaktım, ancak bugün öyle bir şeyle karşılaştım ki bu tür bir haber karşısında bile bu kadar şaşırmazdım herhalde. Doğrusunu isterseniz bir taraftan da pek şaşırmadım. Bu ülkede her an her şeyle karşılaşabiliyorsunuz, artık hiçbir şey şaşırtıcı değil.
100 Temel Eser'e bakmak için Milli Eğitim Bakanlığı'nın sitesine girdim. 100 eser, toplam 11 kategoriye ayrılmış. Anı, biyografi, deneme, roman, şiir vs. Baktım Platon'un Devlet'i de deneme kategorisine alınmış. Ee, bize yıllar yılı deneme türünün babasının Montaigne olduğu söylenmedi mi? Öyle de zaten. Montaigne de Platon'dan neredeyse 2000 yıl sonra yaşamadı mı?
Geriye bir tek seçenek kalıyor: 100 Temel Eser'i hazırlayan her kimse, cahilin teki.
Ünlü filozof Platon'un yeni bir eseri keşfedildi. Ankara'da kazı çalışmaları yürüten Alman arkeoloji ekibi on gün önce el yazması bir kitaba ulaştı. Kitabı inceleyen arkeologlar bunun en az 2000 yıl önce yazılmış olduğunu söylediler. Ankara Üniversitesi DTCF'den bilim adamlarının da katılımıyla yapılan kapsamlı incelemede, eserin felsefe tarihinin en büyük filozoflarından Platon'a ait olduğu ortaya çıktı. Kitap daha sonra Amerika'daki Uluslararası Platon Araştırmaları Kürsüsü'ne gönderildi. Burada yapılan inceleme sonucunda da eserin Platon'a ait olduğu doğrulandı. Kürsü Başkanı Profesör Jeffry McKenzy yaptığı basın toplantısında, Ankara'da devam eden bir arkeoloji kazısı sırasında Platon'a ait yeni bir eserin bulunduğunu, kendilerinin de bunu büyük bir şaşkınlık ve inanılmaz bir heyecanla karşıladıklarını belirtti. McKenzy, eserin M.Ö. 390'lı yıllarda yazıldığını, en önemlisi de deneme türünde bir eser olduğunu dile getirdi.
Konu, edebiyat çevrelerinde de büyük yankı uyandırdı. Çünkü şimdiye kadar deneme türünün babasının Montaigne olduğu biliniyordu. Bulunan bu kitapla birlikte artık denemenin babası olarak Platon'un anılacağı belirtildi.
İsveç Akademisi de, bu büyük olaydan dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne, ödül tarihinde bir ilk olarak edebiyatçı olmayan birinin de aday gösterileceğini belirterek, kazı ekibinin başkanı arkeolog Hans Grünberg'in önümüzdeki günlerde toplanacak Akademi kurulunca Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterileceğini belirtti.İnandınız mı? Durun durun, hemen inanmayın. Hepsini kafamdan uydurdum. Öyle bir haber yok. Sabah eve gelirken yolda haber falan da okumadım, gazetenin arka sayfasındaki çıplak mankene baktım sadece. "Dişiliği öne çıkaran tasarımların yarıştığı defileye, çapraz askılarıyla dikkat çeken mavi bikini damgasını vurmuş". İnanır mısınız, bu kadar önemli bir haber gazetenin en son sayfasına konulmuş. Hem de kısacık bir paragrafla geçiştirilerek. Tanrım, bu ülkede ne zaman gerçek gündem manşetlere taşınacak?
Okuduğunuz uydurma haber şayet gerçek olsaydı elbette çok şaşıracaktım, ancak bugün öyle bir şeyle karşılaştım ki bu tür bir haber karşısında bile bu kadar şaşırmazdım herhalde. Doğrusunu isterseniz bir taraftan da pek şaşırmadım. Bu ülkede her an her şeyle karşılaşabiliyorsunuz, artık hiçbir şey şaşırtıcı değil.
100 Temel Eser'e bakmak için Milli Eğitim Bakanlığı'nın sitesine girdim. 100 eser, toplam 11 kategoriye ayrılmış. Anı, biyografi, deneme, roman, şiir vs. Baktım Platon'un Devlet'i de deneme kategorisine alınmış. Ee, bize yıllar yılı deneme türünün babasının Montaigne olduğu söylenmedi mi? Öyle de zaten. Montaigne de Platon'dan neredeyse 2000 yıl sonra yaşamadı mı?
Geriye bir tek seçenek kalıyor: 100 Temel Eser'i hazırlayan her kimse, cahilin teki.
![]() |
| Resmi büyütmek için üstüne tıklayınız. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

