6 Aralık 2013

Orijinal Değil

İbrahim, akşamleyin salonda oturmuş televizyon izliyordu. Evde kimse yoktu, ama ilginçtir, ev halkının nerede olduğundan haberi de yoktu. Televizyonda bir Kemal Sunal filmi oynuyordu. Filmin ortalarında kapı çalındı. Hayırdır bu saatte, diye meraklanarak kalkıp kapıya yöneldi. Açınca karşısında postacıyı gördü. Bu saatte postacının gelmeyeceğini, mesainin saatler önce bittiğini anımsayamadı o an. Postacı elindeki zarfı verip gitti. 

İbrahim zarfı alıp salona döndü, kanepeye oturdu, açtı. Zarftan antetli, otomatik olarak katlanmış bir kâğıt çıktı. Kâğıdın üst kısmında büyük puntolarla yazılmış bir başlık ve altında da normal büyüklükte bir yazı vardı. İbrahim bir başlığa, bir yazıya baktı, ama hiçbir şey anlamadı. Yazı İngilizceydi çünkü. "Windows is not genuine!" yazılıydı başlıkta. Ortaokul ve liseden kalma bölük pörçük İngilizce bilgileriyle çözmeye çalıştı. Evirdi, çevirdi, "Windows is not" kısmını anlayabildi. Gelgelelim, "genuine" ne demekti? Hiç de tanıdık bir kelime gibi durmuyordu. Üstelik de sonunda bir ünlem işareti vardı. Önemli bir şey olmalıydı. İbrahim işkillendi. Kumandayı alıp televizyonun sesini kıstı. Tam o sırada kâğıdın alt kısmında, daha küçük puntolarla, "Bu yazıyı kendi dilinizde okumak için lütfen zarftaki diğer kâğıdı çıkarınız." yazısını gördü. Ufaktan irkildi. Zarfta bir kâğıt daha mı vardı? Yanına koymuştu zarfı, aldı eline bir daha, içine baktı. Evet, sahiden de bir tane daha vardı. Heyecanla çıkardı kâğıdı, o da öbürü gibi katlıydı, açtı ve okumaya başladı. 


"Windows orijinal değil!" uyarısı, tıpkı öbür kâğıtta olduğu gibi büyük puntolarla yazılıydı. Devamında da, "Windows'un kullanmakta olduğunuz bu kopyası orijinal değil. Windows'un, orijinal sürümleri için sağladığı tüm güncellemeleri almak için işletim sisteminizi doğrulatmış olmanız gerekmektedir." yazılıydı. Gerisini okumadı İbrahim. Kafası karıştı çünkü. Kâğıdı elinden bıraktı, biraz düşündü. Ama işin içinden çıkamadı. Ne anlama geliyordu bu? Windows ne zamandan beri eve özel mektup gönderiyordu? Evet, bilgisayarında yüklü olan Windows'un orijinal olmadığını biliyordu, kendisi yüklemişti çünkü. Arkadaşında bir format CD'si vardı, oradan yüklemişti. Evet ama, Windows'un bundan nasıl haberi olmuştu? Hadi diyelim bir biçimde haberi oldu, ev adresini nereden biliyorlardı? Yazılım sahtekârlığına maruz kalanlarla ilgili bir şeyler okumuştu gazetelerden, ama kendisinin de bir gün bu işlere bulaşacağını hiç düşünmemişti. İş o kadar ciddiydi demek. "Ne yapıp edip, bir an önce bu durumdan kurtulmanın bir yolunu bulmalı," diye söylendi. Tam da o sırada kapı bir kez daha çalındı. Çalınmasıyla da İbrahim hafifçe irkildi. 


İrkilmeyle uyandı İbrahim. Etrafına baktı, sabah olmuştu. Kısa bir süre gördüğü rüyanın etkisinde kaldı. Sonra, "Alt tarafı bir rüya," diyerek rahatlatmaya çalıştı kendini, "dünya âlem kopya Windows kullanıyor, ne olacak." Hemen ardından içine bir kurt düştü, "Ulan, sakın rüya gerçeğe dönüşmesin?" diye geçirdi içinden. Bazı rüyaların gerçek çıktığını herkes gibi o da duymuştu. Ama bu rüya hiç de öyle gerçeğe dönüşecek bir rüyaya benzemiyordu. Ne yani, koskoca Windows kalkıp eve mektup mu gönderecekti? Tam da bunu düşünürken, "Eve değil ama, ya e-posta adresime gönderirse?" diye içinden geçirerek heyecanla yataktan çıktı. Çıkar çıkmaz da masanın başına oturdu, bilgisayarın düğmesine dokundu. İçinden bir ses, "Hapı yuttun oğlum, ilk kez böyle bir rüya görüyorsun. Kesin, bir şey var, kesin!" diyordu. 


Bilgisayar açıldı, Windows'un o bilindik sesi işitildi önce, sonra parola ekranı göründü. İbrahim parolasını girdi hemen, mavi ekran göründü, hemen ardından da masaüstü görüntüsü geldi. İşte tam o sırada bir uyarı sesiyle bir pencere göründü ekranda. Şunlar yazılıydı üstünde: "Windows orijinal değil." 


İbrahim, uyarı penceresindeki bu yazıyı okuyunca öyle bir rahatladı ki, kendini tutamayıp güldü. Sonra, hafif bir sesle, "Ulan, ilk kez bir rüyamın gerçek çıktığını görüyorum!" diyerek bir kez daha güldü ve bilgisayarı kapatarak kalkıp salona geçti.

4 yorum:

  1. Cok super bir bloga benziyor, takip etmeliyim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ayça, hoş geldin. Teşekkür ederim. Senin de blogun çok güzel. Âdet yerini bulsun diye değil, cidden söylüyorum bunu. :) Yine bekleriz. Selamlar.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Blogger mühendisleri neden bu surat işine de el atmıyorlar ki? Sen mesela :pp yapmışsın, orada iki dilini birden dışarı çıkarmış bir gülen surat durmalı, ama yok. :)

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git