13 Şubat 2016

Bir atın s'ağrısı

Anlatmak istemediğim şeyleri en çok da yağmurlu havalarda anlatmak istemiyorum. 
***
İkimizin de okumak için zaman kolladığı kitaplar var. Dizimizin dibinde duran kitaplar. Zamanı kollayışımız zamanın zoruna gidiyor olacak ki, bir yerden sonra o bizi kollamaya başlıyor. Direnen bir şeyler vardır ya, bilmeyiz ne olduğunu. 
***
***
Ellerim çok kurumuştu. (Zaman zaman herkese olur bu. Musluk yakınsa yaklaşılır, ellerin içi şöyle bir ıslatılır. Tembellikten musluğa değin gidemeyenler bile olur.) O gün de yağmur yağıyordu. Oturmuş dışarıyı izliyordum. Bahçede çamların ezici ağırlığı söz konusuydu. Fakat bir söğüt hepsinden daha uzundu. Üstelik de bahçenin en başında duruyordu. Çamlarda belirgin bir şey yoktu. İlkokul çocuklarının kolaycacık çizdiği üçgenimsi bir biçimleri vardı. Söğüt ise iki parça halinde görülüyordu; bir yanı göğe doğru dik birkaç daldan, öbür yanıysa salkımlaşarak yere doğru eğilmiş kalınca, uzunca bir daldan oluşuyordu. (Halbuki bu bir salkım söğüt de değildi. Salkım söğüt olmayan söğütlere ne dendiğini de bilmiyordum.) Ne var ki, söğüde şöyle derli toplu bakıldığında, açılmış bir şemsiye görünümü verdiği de ayırt edilebiliyordu. Kurumuş ellerimi ıslatma gereksinimi duyuyordum. Kolumu uzatsam pencerenin koluna değecekti. Açıp ellerimin içini camdaki yağmur damlalarına doya doya bulayabilecektim. Ancak beni bundan alıkoyan bir şeyler vardı. Yapamıyordum. Kolum pencerenin koluna erişmek için harekete geçemiyordu. Pencereye de yağmura da, hatta çamlarla söğüde de bakabiliyor, onları duyabiliyordum, ne var ki, dokunamıyordum. Öylece otura kaldım. Bir zaman sonra yağmurun sürüp sürmediğinin bile bilincinde değildim artık.
***
Sana anlatmak istemediğim şeyleri en çok da böyle havalarda anlatmak istemiyorum,,,

5 yorum:

  1. Güzel ve akıcı bir yazı olmuş okurken keyif aldım. Blogunuzu takibe aldım sizi de kendi bloguma beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sayın Klavye. Selamlar.

      Sil
  2. Hala kızgınım sana. Hala yazılarına yorum yapmak istemiyorum. Fakat bu yazı için şu kadarını söylemek istiyorum: Bana göre hayatta bir insanın bilmesi/öğrenmesi gereken en önemli şey: farkındalıktır. Diğer pek çok şey buna bağlıdır. Yaşadığının farkında olması, yaşama hakkını vermeyi gerektirir. Kadın olmak, erkek olmak, baba olmak, çocuk olmak, insan olmak vs. Hepsinin eğer farkındaysak, hakkını da veriyor oluruz sanırım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben farkındalıksız mıyım yani?

      Bana kızgınsan bloğun ne suçu var, yorumunu yapar geçersin yani.

      Sil
    2. Bazen "yapamıyordum" demeye hakkın yoktur,bence.

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git