16 Haziran 2014

Kirpilerin Yaşamı

Nesife Nineye,
daha çok anlatması dileğiyle

Kirpi usul usul tırmandı asmaya. Tepesine ulaştığında kollarını açıp sarıldı. Ne olduğunu anlamadık. Bir insan bir insanı kucaklar gibi kucaklıyordu ağacı. Bir an geçti, ağaç sallanmaya başladı. Kirpinin ağırlığına dayanamadığından sallanıyor sandık. Sonra, kirpinin ağacı salladığının ayırdına vardık. Sahiden de ağacı sallıyordu kirpi. Böyle bir şeye tanık olmamıştık hiçbirimiz. O salladıkça üzümler yere düştü. Bir aralık dönüp yere baktı. Ardından biraz daha salladı. Bir daha yere baktı. Yeterlice üzüm düşmüştü yere, bunu gördü ve çıktığı gibi usul usul inmeye başladı. Ağzımız açık, izliyorduk biz de. 

Yere inince üzümleri yemeye başlayacağını düşündük. Oysa aklımızdan geçirmediğimiz bir şey yaptı. Ters döndü. Yere düşürdüğü üzümlerin üzerinde ağındı. Sonra kalktı. Üzümler dikenlerine batmıştı hep. Yola koyuldu. Bakışlarımız meraktan da öte bir şeylerle doluydu. İzlemeye koyulduk kirpiyi. Bahçe duvarının dibinden gitti. Ötede durdu. Bir an bekledi. Yaprak hışırtıları duyduk. O böyle dururken bu hışırtılar nereden geliyordu? Bunu merak etmeye fırsat kalmadan kirpinin yavruları göründü. Annelerinin yanına geldiler. O da hepimizi bir kez daha hayretler içinde bıraktı; nasıl yaptığını anlamadığımız bir biçimde üzümleri sırtından fırlattı yere birer birer. Yavruları yemeye koyuldular. 

Yaşamı güzelleştiren mücadelenin ta kendisi değil midir?

8 yorum:

  1. Sabah haberlerde görmüştüm ben de anneleri ölmüş yavru kirpileri.
    Evet biz belki anlayamadığımızdan ilginç geliyor böyle şeyler. Ancak onların yaptıkları hayatın akışına uygun olanlar oluyor her zaman.
    Güzelmiş, Allah uzun ömürler versin Nesife Nine'ye (Nefise değil eminsin değil mi :)) )

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Şenay. Çok üzüldüm kirpi yavrularına. Dilerim onlara sahip çıkacak birileri vardır. Biliyor musun, bizim semtte de çok kirpi var. Yazın neredeyse her akşam bahçemize geliyorlar. Bazen yavrular da geliyor. Çok şirinler. :))
      *
      Evet, eminim, Nefise değil, Nesife. :) Hayatımda tanıdığım dört Nesife'den biri bu. Akrabamdır. Bir anlatmaya görsün, dinlemeye doyamıyor insan. Ben de eskilerden soru sormayı çok severim, bunu bildiğinden o da anlatır bana çokça. Keşke her anlattığını oracıkta not alsam. Biliyorsun, biz bu devrin insanları pek unutkanızdır. Nesife Nine seksenini devirmiş ama maşallah hafızası pek yerinde.

      Sevgiler...

      Sil
    2. Ah, ben hiç kirpi görmedim.
      Belki kayıt almak gerekiyor seslerini. Hem hatırlamak hem de O'nu tanıyamayacak olanlar için bir fırsat sunmak için :))

      Sil
    3. İnşallah görürsün bir gün. Ancak kirpilerin sesi var mı yok mu pek emin değilim. :) Hiç duymadım seslerini çünkü. Ayrıca olabildiğince sıcakkanlı hayvanlar. Eline aldığında kalpleri çarpmaya başlıyor hemen. Serçelerden bile daha sıcakkanlılar. :)

      Sil
  2. Ne muazzam bir anmış öyle...
    Aklıma Kirpinin Zarafeti kitabı geldi. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kirpinin_Zarafeti)
    Hatta ynı kitap filme de çevrilmişti, onda da başka bir tat vardı. (http://www.imdb.com/title/tt1442519/?ref_=fn_al_tt_1)
    Klavyene sağlık!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba euphrates, nasılsın? Uzun zamandır görünmüyorsun sanki, bana mı öyle geldi yoksa?
      *
      Kirpinin Zarafeti'ni duymuş ama okumamıştım. Konusu ilginçmiş, bir an önce okumalıyım.
      *
      Teşekkür ederim, sağlıkla kal.

      Sil
  3. Merhaba yeğen Sokrates, biraz kış uykusundaydım diyelim. Arada takip ettiğim senin gibi blogları okuyordum ama yazmayınca da çok takip edemiyor insan. Umarım arayı kapatırım ;) Okyunca bşr post yazarsın bence üzerine...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Uykundan uyanmışsın, günaydın diyelim o zaman. :))
      Evet, tabii ki yazarım bir şeyler. Bugün kütüphaneye bakayım, belki vardır.

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git