12 Mart 2015

Kitap al(ma)mak

Bugüne kadar çok kitap aldım ayıptır söylemesi. Son on üç yılda hemen her zaman aldım. Bazen, özellikle öğrencilik zamanlarımda, param yokken bile bir yolunu bulup istediğim kitapları almaya çalıştım. Sonradan, keşke almasaydım, almasam da olurmuş, dediğim kitaplar da oldu elbet. Aldığım kitapların kimini alır almaz okumaya başladım, kimini aldıktan birkaç ay, kimini birkaç yıl sonra okudum, kiminiyse henüz okumuş değilim. Zaten böyle olur, sık sık kitap alan biriyseniz, doğal olarak onların hepsini hemen okuyup bitiremezsiniz. O halde neden kitap alınır, diye bir soru sorulabilir. Tabii, mantıklı, insan okumayacağı kitabı neden alır? Neden olacak, istediği için elbette. İnsanlar kitapları okumak istedikleri için alırlar. Bazıları zamanları olmadığını bile bile alır, çünkü onu gerçekten okumak istiyorlardır. Tek seferde çokça kitap alan insanlar da vardır, ve hepsini okumanın epey zaman istediğini de bilirler, ama gene de alırlar, çünkü o aldıkları kitapları, dedim ya, okumak isterler. İşte insana kitap aldıran şey, bu istektir.

Efendim, lafı dolaştırmayayım, bir süre kitap almamaya karar verdim. Bu sürenin ne kadar olacağını doğrusu bilmiyorum, birkaç ay da olabilir, birkaç yıl da. Ne olduysa, birdenbire bugüne kadar yeterince kitap almış olduğum kararına vardım. Ne olduysa, diyorum ama aslında ne olduğu belli. Eğer etrafta yeterince kütüphane varsa, kitap almanın gereksiz olduğu gibi, an itibariyle epey makul gördüğüm bir sonuca ulaşmış bulunuyorum. Bir kitabı almaktan kasıt ne? Tabii ki onu okumak. Ee, madem öyle, ha paranı verip de almışsın, efendime söyleyeyim, ha kütüphaneden ödünç almışsın, bir farkı var mı? Bence yok. Ama yayıncılara, kitapçılara ve tabii ki yazarlara sorsanız elbette bir farkı var. Onlar da kendilerince haklılar, bunda su götürür bir şey yok, gelgelelim ben de kendimce haklıyım, ve ilginçtir, bunda da su götürecek bir şey yok. Bu kararı almış olmam, bundan böyle hiç kitap almayacağım anlamına gelmez tabii. Almak zorunda kalacağım kitapları alacağım mecburen. Bir de bazı çok değer verdiğim, kitaplığımda dursun dediğim kitaplar olabilir ve ben de bir ara karar'la almak isteyebilirim. Fakat onun dışında eskisi kadar kitap almayacağımı dile getirmek isterim. Hayırlı uğurlu olsun.

13 yorum:

  1. Kütüphanenizdeki tüm kitapları okudunuz mu diye sorduklarında Walter Benjamin şöyle demiş : "İnsanlar yalnızca okumak için değil birlikte yaşamak için de kitap alır"

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru söylemiş Şenay. İnsan zamanla kitaplarına öyle bir alışıyor ki...
      Sevgiler...

      Sil
  2. Kütüphaneden alıp okuduğum bir kitaptan ayrılmak zor gelince o kitabı satın almıştım ..Bu yöntem de güzel değil mi?

    Okuyup da bizi sarmayan kitapları da biz kütüphaneye verelim..bunu da yapıyorum ..Bu da güzel değil mi? :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam Yağlı Boya. :) Bana da aynı şey olmuştur; bir kütüphaneden alıp okuduktan sonra bir daha okumak istediğim kitapları, çok olmasa da aldığım olmuştur.
      *
      Haklısın, bir daha okumayacağımız kitapların kitaplıkta tozlanması yerine bir kütüphaneye gitmesi en iyisi.
      Sağlıkla...

      Sil
  3. Kesinlikle çok hayırlı bir karar bu. Universitede elektronik kitaplarin neden fazla satmadigi ve cok okuyanlarin neden kitap satin almayi ödünç almaya yegledikleri üzerine bir arastirma yapmıştık. Cok uzun olur anlatirsam burada, kisaca soyle: Okurlar bilgiye degil, kitaba duygusal anlamda daha cabuk baglaniyor. Okumasa da kitaplikta duran kitap, bilgiyi öğrenme ihtimalinin madde hali. Bu da duygusal bir tatmin. Bu yanilsamadan uyanmissin, ciddi ciddi tebrik ederim. Ben de kutuphaneye ve ikinci el kitap dukkanlarina gidiyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ayça. Benim gibi düşündüğüne sevindim.
      Kuşkusuz siz araştırmanız sonucunda daha net bilgilere ulaşmışsınızdır, benim gözlemlediğim kadarıyla insanlar elektronik yazıya daha tam olarak alışmış değiller, alışmaları da zaman alacak. Basılı kitabınsa daha uzun zaman varlığını sürdüreceğini düşünüyorum. Çünkü gerçekten de hep söylendiği gibi kitabın kokusu, sayfaların arasında gidip gelmek ayrı bir şey...
      Selamlar...

      Sil
    2. Kesinlikle oyle. Dijital ortamda bilgi, gecici bilgi gibi hissediliyor. O yuzden kitaplarin ciltler halinde uretilme teknikleri binyillardir fazla degismemis. Ben elektronik kitaplara alisamadim -her ne kadar daha cevre dostu olsalar da- yasasin 2. el kitapcilar. (Kutuphanelerde de klasiklerden baska iyi kitap bulmak zor). Selamlar.

      Sil
  4. Ben de düşünürüm bunu. O kadar çok kitap alıp, hepsinin okuyamamak ama hep okuma isteğini beslemek, düşünmeye itmişti beni. Ama şunu söyleyebilirim, sekiye nazaran okuduğum kitapların türü değişti ve bunlar altını çizdiğim, kitabın ilk sayfasına notlar aldığım, ciddi anlamda bağ kurduğum kitaplar. Kütüphaneden alsam bunu yapamam, tekrar o satırlara göz atamam. Onalar bakmak bile mutluluk veriyor mesela bazen:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Beyza. Her kitapseverin kitaplığında ömür boyu duran kitaplar vardır elbet, olacaktır. Bununla birlikte, senin de söylediğin gibi, bir zaman sonra ilgilerimizin değişmesiyle artık yüzüne bakmadığımız kitaplar da oluyor illa ki. Bu durumda da en iyi şey onları bir kütüphaneye, okula filan bağışlamak.
      Sağlıkla kal...

      Sil
  5. Yakın olsaydık takasa girerdik.
    Benimde o kadar çok bekleyen kitabım var ki?!
    İnsanlar 52 haftada 52 kitap nasıl okuyabiliyorlar anlamıyorum. Emekli veya işsiz olmak lazım sanki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Jardzy. Ben de bir ara bu takas meselesini düşündüm. Fakat hiç pratiğe dökmek için zaman ayırmadım.
      *
      52 haftada 52 kitap: Fikrimi sorarsan, her babayiğidin harcı değil, bildiğim bu. Bir kimse haftada bir kitap okuyorsa onu alıp başımıza koymalıyız. Yazarları, kitap editörlerini, kültür insanlarını sayma, böyle insanların sayısı gözlemlediğim kadarıyla son derece az.

      Kendim, söylemesi ayıp, yılda 20-30 arası kitap okuyorum.
      *
      Bir de, "yakın olsaydık" demişsin ya, belki de yakınızdır, kim bilebilir. :)

      Sevgiler...

      Sil
    2. Ast'li yazidan anlamaliydim!

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git