17 Ekim 2012

Bir Koyun Çitten Atladı

Tüm bahtsız koyunlarımıza ithaf olunur.

O kadar kitap okudum, "Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler," atasözünü bir türlü anlayıp kavrayamadım. Neden koyun keçiyle ikame ediliyor, sırf birbirlerine benzedikleri için mi? İkisi de küçükbaş olduğundan, yaşam koşulları birbirine benzediğinden mi? Bilemeyiz, atalara sormak lazım.


Geçenlerde yatmak üzere yatağa girdim, baktım ki bir türlü uykum gelmiyor, çitten koyun atlatayım bari, dedim. Çocukken, Susam Sokağı mıydı, başka bir program mıydı, oradan öğrenmiştim koyun atlatmayı.


Bir koyun çitten atladııı!

İki koyun çitten atladııı!
Üç koyun çitten atladııı!

Uzar giderdi böyle. Hayal meyal hatırlıyorum, bazen 100'leri bulurdu atlayan koyun sayısı. Küçükken hiç denemedim, o zamanlar uykusuzluk sorunum pek yoktu. Geçen günse, bir deneyeyim, belki işe yarar, dedim ve işe koyuldum.

Dedemlerin yazlık ağılını gözümde canlandırdım önce, birkaç koyun atlattım çitten. Fakat bir sorun vardı, ilk beş-on tanesini her nasılsa atlattım atlatmasına ama ağılın kapısı gerçekte epey yüksek, bir koyunun üstünden atlaması imkânsız. Kısacası, ben daha koyunları yeni atlatmaya başlamışken, olay hayali de olsa, yaptığım mantık hatası güya tez uyumak için kurduğum planı altüst etmeye yetti ve zaten olmayan uykum iyiden iyiye dağıldı.


Sonra yine bizim köyde, ama bu kez hayali bir ağıldan atlatmaya başladım koyunları. Dedemlerin gerçekte taş duvarla yapılmış, sadece kapısı çitten olan ağılının aksine, hayalimde dört bir tarafı çitten, üstelik de daha alçak bir ağıl yaptım ve atlatmaya başladım koyunlarımı. İlk birkaç tanesini atlattım, iyi atlıyorlardı, atlarken çite de değmiyorlardı üstelik. Atlayış sorunsuz devam ederken ne oldu dersiniz? Koyunlardan biri arka taraftan atladı. E, koyunları bilirsiniz, biri bir halt etsin, hepsi sırayla hiç vakit kaybetmeden aynı haltı işlemeye koyulur. Zaten, Wikipedia'dan okuduğuma göre uykusuzluğa çare olarak koyun atlatma fikri de koyunların "koyunluklarından," yani bir işi sırayla, düzen içinde yapmalarından, birbirlerinin ardından gitmelerinden doğmuşmuş.


Konumuzdan sapmayalım, o koyun arkadan atlayınca ağıldaki diğer tüm koyunlar derhal o yana yöneldiler ve sırayla atlamaya başladılar. Çitin o tarafında da, adını söylememe lüzum yok, yaşlıca bir amcanın bahçesi var. Ben hâlâ kendi bulunduğum taraftan koyunları atlatmaya uğraşırken o yaşlı amcanın sesini duymayayım mı, "Evladıım, koyunların bahçeme daldılar, görmez misiin!" diye bağırıyordu adamcağız. Duyar duymaz, ayıp olmasın diye hemen koşup bahçeye girdim ve koyunları çıkarmaya başladım. Yaşlı amca da bana yardım etti. Koyunların hepsini bahçeden tam çıkarmışken bir de ne göreyim, biraz önce çitten atlattığım birkaç koyun başlarını almış gidiyorlar. İçimden kendime kızdım, "Madem atlatacaktın, be hey adam, ne demelere dışarıya atlattın koyunları, dışarıdan içeriye atlataydın a!" Bir yandan da giden koyunların peşinden koştum, bir başkasının bahçesine de onlar girse hiç uğraşmaya gelmezdi şimdi.


(Meselenin burasında biraz kendime gelir gibi oldum. "Kafayı mı yedin oğlum sen?" diye sordum kendime. Alt tarafı uykumu getirmeye çalışırken her şeyi yüzüme gözüme bulaştırmıştım işte. Bu kadar çok kitap okuma, diyenlerin haklı oldukları yerler de var elbette, bunu inkâr etmiyorum.)


Neyse efendim, konuyu biraz toparlamak adına şunu söyleyeyim, o gece uykumu getirebilmek için koyun atlatayım dedim ve gördüğünüz gibi yüzüme gözüme bulaştırdım. Sonra ne mi yaptım? Koyunlardan elimi çekip uykumun kendiliğinden gelmesini mi bekledim? Hayır tabii ki, koyunlar işe yaramayınca gidip keçilere bulaştım ben de.


Siz şimdi gidin yatağınıza girin. Uykunuz yoksa koyun moyun atlatayım demeyin. Benim çoğu kez yaptığımı yapıp kendinizi hipnoz edin: Elinize bir kitap alın ve sakın anlayarak okumayın. Sadece ve sadece okuyun. Hiçbir şey anlamadan okuyun. Gözlerinizi satırlardan almayın, okuyun, okuyun. Biraz sonra uykuya dalacaksınız. Sabah olunca da uyanacaksınız. 


Yarın veya bir iki gün sonra da keçilerle maceramı yazacağım inşallah. 


(Soracaksınız haliyle, "Neden bu yazıyı bahtsız koyunlara ithaf ettin?" Ya da, "Neden koyunların bahtsız olduğundan dem vurdun?" Efendim, koyunlar bahtsız olmasın da ne olsun? Sürü olmanın bunca aşağılandığı bu devirde koyuncağız bahtsız olmasın da ne olsun?)


11 yorum:

  1. heyyy beni akşam akşam güldürdün.Tipik insan hali hatta tipik okuyan hali..zaman zaman bana da oluyor böylee...değil koyun ordan kanguru atlasa bile uyumam ben..laf o!
    Hani kendi ağılınızı anlattığın durum vardı ya,onda bile mantık aradığın aklıma Üstün Dökmen'in Yaşama Yerleşmek kitabındaki kavramı getirdi.İnsanoğluna başka ne olmak isterdiniz,ne hayal ediyorsunuz ,diye souyorlar.Kuş,deseler bile diyor onda bile güven eksikliği var,mantık aranıyor diyor.Hayalleri serbest bırakmamayla eşleştiriyor.Tabi o bunu kitabında daha başarılı anlatıyor.Çünkü tezini o düşünüp o savunuyor.Biz anlatırken sadece tevatür yapıyoruz.Eğer okumadıysan ona bir gözat derim,dediklerini doğruluyor.
    bana kalırsa uyurken hafif bir klasik müzik güzel gidiyor.Albioni-adagio gibi mesela...sadece bir öneri:-))
    senin de dediğin gibi uzun sözün kısası koyun ,keçi bunlar boş..hayal kurmak da boş ,uyumaya çalışırken:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Şükriye, bunları demene sevindim, demek ki yalnız değilim.

      Dökmen'in sözünü ettiğin kitabını okumadım, umarım okuma fırsatım olur.

      Yatarken müzik dinlediğim de oluyor ama sırf uyutsun diye değil, odanın karanlığında dinlendiriyor hakikaten. Önerdiğin gibi Albioni dinliyorum şimdi. Adagio G Minor.

      Sağlıkla kal.

      Sil
  2. Ahahahaha!..
    Uykusuz masallar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun bir de masalsız uykuları var Şerife. :)

      Sil
  3. Hahaha :) Esimin annesinin anlattigi bir uykusuz geceyi hatirladim simdi. Sevgili kayinvalidem de bir gece uykusuz kalir. Saga doner yok sola doner yok, olmuyor. Kadincagizin aklina meshuuur koyun sayma olayi gelir. Baslar akca pakca koyunlari citten atlatmaya. Bir koyun iki koyun uc koyun derken bir bakar sirada ki kara bir koyun. Sirin mi sirin topac mi topac. Gel gor ki bu Kara koyun bir Turku atlamak istememis citten. Gel canim gel balim Hadi gec canim derken tutup poposundan itmeye bile kale is kayinvalidem AMA cok gecirememis Kara koyunu. Kalkmis baslamis kendi kendine gulmeye iste simdi tam gitti bizim uyku diye...

    Boyle iste bizim hikaye de :)

    Sevgiler,
    Bettra

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Bettra, kayınvalidenle tanışmak isterdim, sahiden çok merak ettim bak. Selamlarımı ilet kendisine, ellerinden öptüğümü de söyle.

      Sağlıkla kal.

      Sil
    2. İletirim elbet :)

      Sil
  4. hayalde bile mantık arıyorsun ya tipik koç burcu diyeceğim ama başka da olabilir :p

    cık cık,en kısa sürede mantık dışı faaliyetler ve uygulamaları adlı kursa yazılmalısın, 40lı yaşlarını düşünemiyorum bile :p

    YanıtlaSil
  5. Selam N.Narda, tekrar hoş geldin.

    Koç burcu değilim, bu özelliğini de bilmiyordum ama bu benimki tipik "Kitapsever Burcu" özellği. O kadar okuyunca bazen böyle oluyor işte. Kafayı vurmak, dedikleri şey bu olsa gerek. :)

    MDFU kursunun adını okuyunca nasıl heyecanlandım, bilemezsin. Bir an önce yazılacağım. :)

    Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  6. Dün eve gitmeden önce Can'la şu videoyu izledik: http://www.youtube.com/watch?v=uW88oKJUOoo. Ardından yola koyulduk. Arkaya bir döndüm Can gözleri kapalı parmak hesabı yapıyor. Meğerse koyun sayıyormuş uyumak için :) Üstüne bu yazın geldi aklıma başladım gülmeye. Az önce de şu hoş animasyonu izledik. Yine koyunlar :) Çok hoş ama.
    http://www.youtube.com/watch?v=nBVSMReUXJ4

    YanıtlaSil
  7. Selam Şerife, Dad, I can't sleep'i izledim, inanır mısın, gülmekten yerlere yattım. Allah da seni güldürsün e mi? :)

    YanıtlaSil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git