12 Şubat 2014

Keçi

Gece oldu mu dünyanın üstünü derin bir sessizlik kaplardı. Sarı lamba ışıklarının pencerelerden dışarı kaçamayacak denli cılız olduğu zamanlardı. Çocuktu. Bir gün yine annesi masal anlatıyordu ona. Kurt, keçinin yavrularından birini kaçırıyordu gene. Masalı defalarca dinlemişti. Sonunda ne olacağını biliyordu. Gene de büyük bir merakla, ilk kezmişçesine dinliyordu. Ne kadar üzülüyordu o keçi yavrusuna. 

Masal bittiğinde annesi, "Hadi, artık yatağına gir," dedi. O da, "Çişim geliyor," dedi annesine. Kadın yerinden kalktı, elinden tutup dışarı çıkardı, tuvalet dışarıdaydı çünkü. Karanlıktı. Ay ortalarda görünmüyordu ama milyonlarca yıldız gökte eğleşiyorlardı. Başını kaldırdı. Göğe baktı. Annesi, "Şuraya çişini yap da gidip yatalım," dedi. "Tamam anne," diye yanıtladı. İşedi. İçeri girmeden önce yıldızlara bir kez daha bakmak istedi. Başını kaldırıp baktı. Ne güzeldi yıldızlar. Pek çok kez düşünmüştü: Acaba benim yıldızım hangisi? Gözlerini yıldızlardan aldı. Tam annesine dönecekti ki karşısında, karanlığın içinde bir şey olduğunu fark etti. Daha bir dikkatle baktı. O da neydi, masaldaki keçi yavrusu evlerinin önüne gelmişti. Çok sevindi. Heyecanlandı. Ne diyeceğini bilemedi ilkin. Sonra nereden estiyse, "Senin de yıldızın var mı?" diye sordu minik keçiye. "Evet," diye yanıtladı annesi, "herkesin bir yıldızı vardır."

2 yorum:

  1. Eskiya oldugunda ondan mi yildiz kayar acep..?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben çocukken, bir insan öldü mü onun yıldızı kayar diye inanırdım. Aslında galiba bunu birilerinden duymuştum. :)

      Selamlar...

      Sil

Yorumunuzda bir web sayfasına bağlantı vermek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorumlarla ilgili notlar için buradaki sayfanın sonuna bakabilirsiniz.

Sayfa başına git